Mide fıtığı belirtisi geçmeyen ağız kokusu olabilir!
Sağlık

Mide fıtığı belirtisi geçmeyen ağız kokusu olabilir!

Görüntüleme: 123Görüntüleme: 124
Okuma süresi:3 Dakika

Mide fıtığı belirtileri arasında yer alan ağız kokusu, mide yanma ve ses kısıklığı gibi sorunlarla fark ediliyor. Mide fıtığı tedavi edilmediği takdirde reflüye neden olabiliyor. Hastalara zor bir süreç yaşatan mide fıtığı erken dönemde teşhis edilirse laporoskopik yöntemlerle tedavi edilebiliyor.

Memorial Hizmet Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Doç. Dr. Fatih Çiftçi, mide fıtığının nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Mide fıtığı, mide ile yemek borusu arasındaki kasların zayıflaması veya erimesi ile midenin yemek borusuna doğru sarkması şeklinde ortaya çıkmaktadır. Farklı nedenlerle birlikte midenin yukarı kısmındaki kasların zayıflık ve genişliğe meyilli olması da mide fıtığına neden olabilir. Yani bu hastalık diyafram kasının zayıflamasıyla ortaya çıkmaktadır.

Her yaşta görülebilen mide fıtığı genellikle 50 yaş ve üzeri kişilerde ortaya çıkmaktadır. Mide fıtığına yol açan birçok neden vardır. Obezite, sağlıksız beslenme nedeniyle sürekli kabız olmak, ileri yaşa bağlı kas zayıflamasının ortaya çıkması, kronik sigara içiciliği, genetik olarak bu hastalığa bedensel yatkınlık, kaygılı ve stresli yaşam mide fıtığının ortaya çıkma ihtimalini artırır. Ağır taşıma, hamilelik ve vücudu aşırı zorlama da nedenler arasında sayılabilir. Mide fıtığı tedavi edilmediği takdirde bazı hastalarda şiddetli reflüye neden olabilir.

Mide fıtığı nasıl hissedilir (semptomlar ve belirtiler)?

Mide fıtığı belirtilerin nedeni yoktur ve bir kişinin bir sahiptir tesadüfen zaman en bulunurlar göğüs röntgeni veya karın röntgen dahil;

  1.  Hastanın baryumu veya başka bir kontrast maddeyi yuttuğu bir üst GI serisi ve BT taramaları .
  2. Ayrıca yemek borusu, mide ve duodenumun ( EGD ) gastrointestinal endoskopisi sırasında tesadüfen bulunur .
  3. Semptomlar ortaya çıkarsa, bunlar mideden asit içeren sindirim suyunun yemek borusuna doğru hareket ettiği gastroözofageal reflü hastalığına ( GERD ) bağlıdır.

Ne yazık ki yemek borusu benzer bir koruyucu kaplamaya sahip değil. Bunun yerine, alt özofagus sfinkterine (LES), mide ile yemek borusunun birleşim yerinde bulunan bir kas bandına ve özofagusu çevreleyen diyaframın, asidin mideden içeri akmasını önlemek için bir valf görevi görmesi için kasına dayanır. yemek borusu.

Ayrıca özofagus sfinkterinde (LES) mide ve özofagus bileşkesinin karın boşluğu içindeki normal konumu, asidi ait olduğu yerde tutması açısından önemlidir. Göğüs boşluğuna kıyasla karın boşluğu içinde, özellikle mideden gelen asit ve içeriğin normal olarak özofagusa geri akmasına neden olacak nefes alma sırasında artan basınç vardır, ancak alt kısımda uygulanan basıncın kombinasyonu çoğunlukla yemek borusu sfinkterinden kaynaklanmaktadır. (LES) ve diyafram kası, midede mide asidini tutan daha yüksek bir basınç bölgesi oluşturur.

Kayan bir Mide fıtığı durumunda, gazatroözofageal ve özofagus bileşkesi diyaframın yukarısına ve göğsün içine doğru hareket eder ve diyaframa bağlı yüksek basınçlı bölge kısmı kaybolur. Asidin yemek borusuna geri akmasına izin verilir ve yemek borusu zarının iltihaplanmasına neden olur.

Mide fıtığı belirtisiz başlayabilir

Mide fıtığı çoğu zaman hiçbir belirti vermeyerek sinsi bir şekilde ilerler. İlerleyen dönemlerde de şu belirtilerle kendisini gösterebilmektedir:

  • Ağız kokusu,
  • Midede ve göğüs arkasında yanma, ekşime
  • Yemek esnasında boğazda ve yemek borusunda takılma hissi
  • Gece yüksek yastıkta yatma ihtiyacı,
  • Öksürük krizleri, ses kısıklığı
  • Ani geğirmeler
  • Ağırlık kaldırırken, eğilirken, dışkılamada göğüs kafesi arkasında yanma, ağrı
  • Gıda artıklarının aniden ağıza gelmesi
  • Paraösefagial tipte mide kanaması, kanlı kusma

Gece geç saatlerde yemek yemeyin

Gece geç saatlerde yemek yememek ya da tok karnına yüzmemek mide fıtığı için önlemdir. Kabızlığı da önleyen lifli gıdalarla beslenilmelidir. Ağır işlerde çalışanlar ergonomik açıdan tedbirli olmalıdır. Gebe olanlar beslenmelerinde aşırıya kaçmamalıdır.

Alkol, sigara, kahve, çikolata, asitli yiyecek ve içecekler, aşırı yağlı gıdalar, acılı, salçalı ve baharatlı gıdalar mide kapakçığını gevşetir. Yatmadan 2 saat önce gıda alımı durdurulmalıdır. Bunlara karşı dikkatli olunmalıdır. Stresten kaçınmak da çok önemlidir.

Hastalar kısa sürede iyileşi̇yor

Mide fıtığı tedavisi reflü tedavisine benzer. Belirtilmiş bir ilaç tedavisi bulunmamaktadır. Kişinin diyetine dikkat ederek mide sağlığını koruması çok önemlidir. Laparoskopik kamera ameliyatıyla teknolojik gelişmelerin ışığında, hastalar tedavi olabilmektedir. Bu şekilde yapılan mide fıtığı ameliyatıyla kişiler ameliyat günü veya ameliyattan bir gün sonra taburcu olabilmektedir.

Bu teknikte minik deliklerden girilerek fıtıklaşan kısım tamir edilmekte ve üzerine gerekirse yama konulmaktadır. Takiben fundoplikasyon denilen mide kapağı yapma işlemi laparoskopik kamera eşliğinde gerçekleştirilmektedir. Ameliyatın başarı oranı yüzde 90’ın üzerindedir.

Mide fıtığında ameliyat gerektiren durumlar

Bazı durumlarda mide fıtığı acil olarak ameliyatla tedavi edilmelidir. Ameliyat olması gereken durumlar şöyle sıralanabilir:
Mide içerisindeki asit, yemek borusu iç kısmını döşeyen epitelde hasara neden olur. Bu durum kronikleşirse, yemek borusunda Barrett olarak isimlendirilen ve kansere dönüşme olasılığı olan değişiklikler ortaya çıkar. Bu durumda kesin ameliyat önerilir.

Ömür boyu ilaç kullanmak istemeyen hastalar ameliyatla tedavi edilebilir.
Mide fıtığının bazı türlerinde fıtık boğulması oluşabilir. Böyle durumlarda reflünün şiddetine bakmadan acil ameliyat gerekir.

Doğum kontrol ilaçları, tansiyon, kemik erimesi ilaçları ve ağrı kesiciler reflüyü tetikler. Bu ilaçların kesilmesinin mümkün olmadığı durumlarda ameliyat gerekir.
Kilo vermekte zorlanan, stresli ortamlarda yaşayan, devamlı ilaç kullanmakta zorlanan reflü hastalarında ameliyat, bir seçenek olarak düşünülmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir